Last updated: 2026-09-23
Buraya gelenlerin çoğunun derdi aynı: okumak istediği bir kitap var ve Türkçesi yok. Çevirinin kötü olması değil mesele; hiç çevrilmemiş olması.
Bu sanıldığından çok daha sık oluyor. Teknik kitaplar ya hiç çevrilmiyor ya da iki baskı geriden geliyor. Bir seri satışlar düşene kadar çevriliyor, dördüncü cilt sonsuza dek İngilizce kalıyor. Bir de çevrilmiş ama baskısı tükenmiş olanlar var: doksanlarda yapılmış bir çevirisi var, sahafta bile bulunmuyor.
Bu rehber, elinizdeki bir EPUB dosyasını kendiniz nasıl Türkçeye çevireceğinizi anlatıyor.
"E-kitap çeviri programı" ya da "kitap çevirici" diye arayanların çoğu, bilgisayara indirilecek bir yazılım bekliyor. Bugün bu işi yapan araçların neredeyse hepsi tarayıcıda çalışıyor; kurulacak bir şey yok. Asıl ayrım başka yerde ve çoğu kişi bunu bilinçli olarak yapmıyor:
| Ne istiyorsunuz | Ne işinizi görür |
|---|---|
| Şimdi ekranda okumak, hiçbir şey saklamak istemiyorum | Okurken çeviren bir tarayıcı eklentisi |
| E-okuyucuya ya da telefona atacağım çevrilmiş bir dosya | Size yeni bir EPUB geri veren bir araç |
| Aslı ve çevirisi yan yana, dil çalışmak için | Paragraf paragraf iki dilli (bilingual) sürüm |
Cevabınız ilk satırsa bir eklenti yeter, bu rehberin geri kalanına ihtiyacınız yok. Diğer ikisi gerçek bir dosya gerektiriyor — ve işler orada ters gitmeye başlıyor.
DRM, kopya korumasıdır. DRM'li bir EPUB yalnızca satın aldığınız mağazanın uygulamasında açılır: parasını ödemiş olsanız bile taşıyabileceğiniz, dönüştürebileceğiniz ya da işleyebileceğiniz bir dosya değildir.
| Dosya nereden geldi | Ne beklemeli |
|---|---|
| Kindle, Kindle Unlimited | Neredeyse her zaman DRM'li |
| Google Play Kitaplar, Kobo, Apple Books | Genellikle DRM'li, yayınevine bağlı |
| Teknik ve yazılım kitabı yayınevleri | Birçoğu EPUB'u DRM'siz satar, sektörde yaygındır |
| Yazarın doğrudan sattığı, kendi yayını | Neredeyse her zaman DRM'siz |
| Kamu malı (telif süresi dolmuş) eserler | Tanımı gereği DRM'siz |
Bu rehber DRM'nin nasıl kaldırılacağını anlatmıyor ve anlatmayacak. Teknik olarak mümkün olup olmamasından bağımsız olarak, bir koruma önlemini aşmak kopyalamadan ayrı bir hukuki sorundur ve çoğu ülkede ayrıca düzenlenmiştir. Buradan sonrası DRM'siz bir dosyanız olduğunu varsayıyor.
Herhangi bir şeye para vermeden süreci denemek istiyorsanız kamu malı eserler tam yeri: Project Gutenberg'de on binlerce İngilizce klasik EPUB olarak indirilebiliyor. Tersi yönü, yani Türkçeden başka bir dile çeviriyi denemek isterseniz Vikikaynak'ta Namık Kemal, Tevfik Fikret, Ömer Seyfettin gibi telif süresi dolmuş yazarların metinleri serbestçe duruyor.
Kitap çeviri araçları EPUB üzerinde çalışır. Elinizde başka bir şey varsa:
Üç yol var ve her biri farklı bir işe yarıyor.
Immersive Translate gibi araçlar, çeviriyi aslının yanına ya da üstüne ekleyerek siz okurken çevirir. İyi çalışırlar ve iki dili yan yana göstermeleri gerçekten kullanışlıdır.
Sınır, elinizde kalan şeyde: hiçbir şey. Çeviri tarayıcının içinde yaşar. Kitabı bir e-mürekkep okuyucuda okumak, telefona atmak ya da dosyayı saklamak istiyorsanız bu yol size göre değil. Ücretlendirme de aylık abonelikle.
Bir makale için en hızlı yol bu. Bir kitap için sorun ölçek.
Sistemimizden geçen kitapların yarısı 330 bin karakterden uzun, bazıları milyonlarca karakter. Bu, bir sohbet penceresine yüzlerce kez yapıştırmak ve nerede kaldığınızı not etmek demek. Öbür taraftan çıkan da düz metin: bölüm başlıkları, italikler, dipnotlar ve içindekiler bağlantıları yolda kaybolur. Bundan yeniden bir EPUB kurmak, çeviriden daha çok iş çıkarır.
Dosyanın tamamını verirsiniz, yapısı bozulmamış çevrilmiş bir EPUB geri alırsınız: tıklanabilir içindekiler, ayrı bölümler, dipnotlar, yerinde duran görseller. Doğrudan okuyucuya atıp okuyabileceğiniz bir dosya.
EPUBTranslator böyle çalışıyor ve 18 hedef dil sunuyor. Abonelik değil, kitap başına ödüyorsunuz ve bir karar vermeden önce o dosyanın kesin fiyatını görüyorsunuz: kitabı yüklüyorsunuz, gerçek karakter sayısını ve karşılık gelen fiyatı gösteriyoruz; o anda henüz hiçbir ücret alınmamış oluyor. Tarifeler fiyatlandırma sayfasında.
Bu rehberin İngilizce bir rehberin çevirisi olmaktan çıktığı yer burası. İngilizceden Türkçeye çeviri, İngilizceden İspanyolcaya ya da Almancaya çeviriyle aynı iş değil; Türkçe okurun fark edeceği yerler başka.
İngilizce özne–yüklem–nesne diye gider, Türkçe yüklemi sona bırakır. Asıl fark yan cümlelerde: İngilizcede isimden sonra gelen açıklama, Türkçede isimden önce gelir.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| the man who came yesterday | dün gelen adam |
| the book that I told you about | sana bahsettiğim kitap |
| the city where she grew up | büyüdüğü şehir |
Bu yüzden kelime kelime ya da satır satır çeviri Türkçede özellikle kötü sonuç verir: cümlenin tamamı görülmeden doğru kurulamaz. Makine çevirisi paragraf düzeyinde çalıştığı için bu kısmı genelde iyi yapar. Zorlandığı yer, İngilizcenin üç dört yan cümleyi virgüllerle zincirlediği uzun cümlelerdir; orada Türkçe metin bazen tek bir ağır cümle yerine ikiye bölünür. Anlam kaybolmaz ama ritim değişir.
İngilizcede tek bir "you" var; Türkçede diyaloğun her satırında sen ya da siz arasında seçim yapmak gerekir. Bu seçim karakterler arasındaki ilişkiyi taşır: yabancı, patron, sevgili, çocuk.
Makine bunu bağlamdan çıkarır ve çoğu zaman doğru çıkarır. Ama iki durumda tökezleyebilir:
Teknik kitapta ve denemede bunun önemi yok denecek kadar az; okura hitap genellikle tek bir tonda sürer. Diyalog yoğun romanda ise fark edilir.
Türkçede özel isme gelen ek kesme işaretiyle ayrılır ve ünlü uyumu yazılışa göre değil, okunuşa göre yapılır:
Bilinen isimlerde makine bunu neredeyse her zaman doğru yapar. Riskli olan uydurma isimler: fantastik ve bilimkurgu romanlarındaki kişi ve yer adlarının nasıl okunduğunu kimse bilmez, ek de tahminle seçilir. Aynı ismin bir yerde "-ın", başka yerde "-in" alması bu türde karşılaşabileceğiniz en tipik hata.
Kendi verimizden bir gözlem: İngilizceden Türkçeye çevrilmiş yaklaşık 2.800 metin parçasında, çevirinin karakter sayısı aslının neredeyse aynısı (%98), ama kelime sayısı yaklaşık %23 daha az. Ortalama kelime uzunluğu 6,0 karakterden 7,1 karaktere çıkıyor.
Sebebi eklemeli yapı: İngilizcenin "from our houses" diye üç kelimeyle söylediğini Türkçe "evlerimizden" diye tek kelimeyle söyler. Bunun pratikte iki sonucu var:
Bir not daha: ücretlendirme kaynak metnin karakter sayısı üzerinden yapılıyor. Hedef dilin Türkçe olması fiyatı değiştirmez.
Bir EPUB, içeride sıkıştırılmış bir web sitesidir: bir ZIP içinde HTML, CSS ve görseller. Doğru çeviri, etiketlere dokunmadan metni değiştirmektir — kopyala-yapıştır yöntemlerinin tam olarak kırıldığı yer de burasıdır.
Çeviriden sağ çıkması gerekenler:
Yine kendi rakamlarımızdan bir ayrıntı: bir kitabın kaç parçaya bölündüğü kalınlığına değil, içerideki HTML'in nasıl yazıldığına bağlı. Ölçtüğümüz kitaplarda yoğunluk parça başına yaklaşık 135 ile 370 karakter arasında değişiyor. Her paragrafı ayrı etiketle dizilmiş bir kitap, bölümleri büyük bloklar hâlinde olan bir kitaptan çok daha fazla parçaya ayrılır. Bu yüzden aynı kalınlıktaki iki kitabın çevirisi oldukça farklı sürebilir.
Hayır, bunu açıkça söylemek daha iyi. Sözleşme, yayımlayacağınız bir metin ya da nüanstaki bir hatanın sonuç doğuracağı hiçbir şey için kullanmayın. Başka türlü okuyamayacağınız bir kitabı okumak için fazlasıyla yeterli. Ölçüt hep aynı: yanılmanın bedeli ne?
Evet. Kaynak dil otomatik algılanıyor; Türkçe bir kitabı İngilizceye, Almancaya ya da desteklenen dillerden herhangi birine çevirebilirsiniz.
Evet — iki dilli sürüm var: aslı ve çevirisi aynı EPUB içinde paragraf paragraf art arda, aynı fiyata. Kitabı okumanın yanında o dili öğreniyorsanız işe yarar.
Olmaz. Bu bir izin meselesi değil, format meselesi: Kindle Unlimited dosyaları DRM'li ve süreli gelir, uygulamanın dışında işlenemez.
Yukarıda anlatılan sebeple kitabın uzunluğuna ve dizgisine bağlı. Kısa bir kitap dakikalar meselesi; iki milyon karakterlik bir kitap çok daha uzun sürer. Adım adım işleyiş EPUB Translator nasıl çalışır sayfasında.
Bir EPUB'u Türkçeye çevirmek, aslında art arda gelen üç karardır:
Okumak istediğiniz kitabın hiç çevrilmemiş olması, artık onu okuyamayacağınız anlamına gelmiyor.